Kastamonu’nun yüksek rakımlı köylerinde yüzyıllardır genetiği değiştirilmeden korunan siyez buğdayı, son dönemde doğal ve sağlıklı beslenmek isteyenlerin en çok talep ettiği lezzetlerin başında geliyor. Geleneksel yöntemlerle, hiçbir kimyasal katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan siyez ekşi mayalı ekmekler, hem bağışıklık sistemini destekliyor hem de sindirim kolaylığı sağlıyor.
14 Kromozomlu Genetik Miras
Endüstriyel buğdayların aksine 14 kromozomlu yapısını binlerce yıldır koruyan siyez buğdayı, yüksek lif, B vitamini ve zengin mineral içeriğiyle dikkat çekiyor. Köylüler tarafından taş değirmenlerde ağır ağır öğütülen buğdaylar, sadece su ve tuz ile buluşturularak günlerce süren doğal bir fermantasyon sürecinden geçiriliyor.
"Fabrikasyon Değil, Sabır İşi"
Yörede uzun yıllardır geleneksel ekmek üretimi yapan ustalar, doğal ekmeğin sırrının "sabır" olduğunu belirtiyor. Seri üretim ekmeklerin birkaç saat içinde hazırlandığını ifade eden üreticiler; siyez ekşi mayalı ekmeğin mayalanma sürecinin en az 24 saat sürdüğünü, bu sayede gluten yapısının doğal olarak parçalanarak mideyi yormayan bir kıvama geldiğini vurguluyor.
Katkısız Beslenmeye İlgi Artıyor
Son yıllarda işlenmiş gıdalardan uzak durmaya çalışan tüketiciler, Türkiye’nin dört bir yanından bu doğal ekmekleri sipariş ediyor. Yüksek tok tutma özelliği ve düşük glisemik indeksi sayesinde diyetisyenlerin de listelerine eklediği siyez ekmeği, doğal yaşama dönüşün en somut simgelerinden biri haline gelmiş durumda.






Yorumlar
Bu haberde yorumlar şu anda kapalı.